2009'un Başından Beri Devam Ettiğimiz TA Orginal Theme v1.5 'i Geliştirerek v2.0 İle Karşınızdayız. Görselliği ve Kolay Kullanım Olanaklarını Titizlikle Gerçekleştirdik.

Yorumları Buradan Takip Edebilirsiniz.

Facebook Sayfasına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Hack l TurkishAjan Turkish Hacking&Security Forum

Unicef

Hack l TurkishAjan Turkish Hacking&Security Forum » TA General Forums » İslam ve İnsan » zikir çekmek isteyenler buraya
İslam ve İnsan Dinimizin Güncel Hayata Etkisi ve Çağımızda İslam Üzerine Yorumlar...


Yeni Konu açCevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 22 Eylül 2009   #1 (permalink)
sakız - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
  • Teğmen
  • Üyelik tarihi: 28 Temmuz 2009
  • Mesajlar: 47
  • Konular: 12
  • Ettiği Teşekkür: 4
    1 Mesajında 2 Kez Teşekkür Aldı

zikir çekmek isteyenler buraya

zikir çekmek isteyenler buraya



Esma-ül Hüsna Sırları

(Pazartesi )

El- MÜ'MİN
P.TESİ
Gönüllerde iman ışığı uyandıran, kendine sığınanları koruyup rahatlatan
günde 137
Kötü hastalıklara düşmemek

El- MUSAVVİR
P.TESİ
Tasvir eden, herşeye bir biçim ve özellik veren
günde 336
Maksat ve merama ulaşmak için

El- VASİ'
P.TESİ
İlmi, rahmeti, kudreti, af ve mağfireti geniş, müsaadekar
günde 137
Ömür uzunluğu, rızık ve sıhhat genişliği için

El- VEDÛD
P.TESİ
Kullarını çok seven, sevilmeye gerçekten layık olan
günde 400
Herkesin sevgisini kazanmak

El- BÂTIN
P.TESİ
Herşeyden gizli
günde 62
Nefsi mutmain ve kalbi geniş olması için

Click this bar to view the full image.
------------------------------------------------------------------------------------
Esma-ül Hüsna Sırları (SALI )

SALI
El- AZÎZ
SALI
Mağlup edilmesi mümkün olmayan galip
günde 94
Düşmanlara galip gelmek

El- CEBBÂR
SALI
Eksikleri tamamlayan, dilediğini zorla yaptırmaya müktedir olan
günde 206
istek ve Arzuların olması için

El- KAHHÂR
SALI
Herşeye her istediğini yapacak şekilde galip ve hakim olan
günde 306
Zalimleri kahretmek için

El- KAVİY
SALI
Pek Güçlü
günde 116
Kansızlık ve vücudun güçlü olması için

El- VELİY
SALI
Sevdiği kullarının dostu
günde 2116
Her işinde Allah'ın yardımı için

El- MÜMÎT
SALI
Canlı bir mahlukun ölümünü yaratan
günde 490
Harama bakmamak, kötülükten vazgeçmek

El- VAHİD
SALI
Zatında, sıfatlarında, işlerinde, hükümlerinde, isimlerinde asla ortağı ve benzeri olmayan TEK
günde 3669
İstediği olur, kalbi uyanır, aklı nur

El- AHİR
SALI
SON
günde 801
Ömür uzunluğu için

Ed- DÂRR
SALI
Elem ve zarar verecek şeyleri yaratan
günde 1001
Zararlı kişinin kahrı için

El- MÜNTEKIM
SALI
Suçları adaleti ile müstehak oldukları cezaya çarptıran
günde 630
Zülüm ve fenalıktan korunmak



------------------------------------------------------------------

Esma-ül Hüsna Sırları ( Çarşamba )

El- MELİK
ÇARŞAMBA
Bütün Kainatın Tek Sahibi ve mutlak hükümdarı.
günde 91
Emir sahibi olmak, maddi ve manevi güçlü olmak

El- FETTÂH
ÇARŞAMBA
Her türlü zorlukları açan ve kolaylaştıran
günde 489
Maddi manevi hayırlar için

El- AZİM
ÇARŞAMBA
Çok Azametli
günde 1020
Sözünün tesirli ve sayırlı olmak için

MALİKÜ-L MÜLK
ÇARŞAMBA
Mülkün ebedi sahibi
günde 212
mal ve kazanca zarar gelmez

Click this bar to view the full image._________________________

Esma-ül Hüsna Sırları ( PERŞEMBE )

El- KUDDÛS
PERŞMBE
Hatadan, gafletten, aczden ve her türlü eksiklikten pek uzak, pek temiz
günde 170
Günahlardan kurtulmak ve kalp temizliği

El- MÜHEYMİN
PERŞMBE
Gözeten ve Koruyan
günde 145
İnsanların düşüncelerini anlar korunur.

El- MÜTEKEBBİR
PERŞMBE
Her şeyde ve her hadisede büyüklüğünü gösteren
günde 662
İzzete ve refaha nail olmak

El- ALÎM
PERŞMBE
Her şeyi çok iyi bilen
günde 150
ilim zenginliği için

El- KÂBID
PERŞMBE
Sıkan, Daraltan
günde 903
Zalimin zülmünden kurtulmak için

Es- SEMİ'
PERŞMBE
Herşeyi iyi işiten
günde 180
Duaların kabulu için

El- KEBİR
PERŞMBE
En büyük, pek büyük
günde 232
Hürmet görmek için

El- MUCİB
PERŞMBE
Kendisine dua edenlerin isteklerini veren
3025
Duaların kabul olunması için

Eş- ŞEHÎD
PERŞMBE
Bütün zamanlarda ve her yerde hazır ve nazır
günde 319
Şehid olmak, heybetli olmak için

El- HAMİD
PERŞMBE
Ancak kendisine hamdedilen, bütün varlığın diliyle yegane övülen
3844
Kazancın genişlemesi

El- MÛBDÎ
PERŞMBE
Bütün varlıkları örneksiz ve maddesiz olarak ilk baştan yaratan
günde 57
Her işte muvaffak olmak için

El- KAYYÛM
PERŞMBE
Gökleri ve yeri, herşeyi tutan
günde 156
Allah'ın izniyle her istekleri olur

Es- SAMED
PERŞMBE
İhtiyaçları ve sıkıntıları gideren tek merci
günde 134
Hiç kimseye muhtaç olmamak

Et- TEVVÂB
PERŞMBE
Tevbeleri kabul edip, günahları bağışlayan
günde 409
Tövbelerin kabulu için

El- MUKSIT
PERŞMBE
Bütün işlerini denk ve birbirine uygun yerli yerinde yapan
günde 209
Eşler arasını düzeltmek için

El- CÂMİ'
PERŞMBE
İstediğini istediği zaman istediği yerde toplayan
günde 114
Küsleri barıştırmak için

Click this bar to view the full image.
____________________________________

Esma-ül Hüsna Sırları (CUMA )

El- ĞAFFÂR
CUMA
Mağrifeti pek çok
günde 1281
Bağışlanmak ve günahlardan korunma

El- VEHHÂB
CUMA
Her türlü nimeti devamlı bağışlayan
günde 196
Sıkıntısız borçsuz bir hayat için

Er- REZZÂK
CUMA
Yaratılmışlara faydanılacak şeyleri ihsan eden
günde 308
Bol rızıklı ömür için

El- BÂSIT
CUMA
Açan, Genişleten
günde 72
İşlerin büyümesi mal ve paranın bereketi

El- LÂTÎF
CUMA
En ince işlerin bütün nceliklerini bilen, kullarına iyilikler ulaştıran
günde 129
Dileklerin olması, kısmet ve rızık için

El- ĞAFÛR
CUMA
Affı ve mağfireti pek çok
günde 1286
Günahların affı, kötü ahlakı bırakmak

El- HASİB
CUMA
Herkesin hayatı boyunca yapıp ettiği herşeyin hesabını bütün detayları ile bilen
günde 80
Herkese karşı alnı açık olmak

El- KERÎM
CUMA
Lütfü ve keremi çok geniş, çok bol
günde 270
Bol rızık ve kolaylıklara nail olmak

Er-RAKÎB
CUMA
Bütün varlığı gözeten bütün işleri murakabe eden
günde 312
Her işte Allah'ın koruması altında olmak için

El- HAKÎM
CUMA
Bütün emirleri ve bütün işleri hikmetli
günde 6084
İlim ve hikmet sahibi olmak için

El- MECÎD
CUMA
Şanı büyük ve yüksek
günde 3249
İzzet ve şerefin artması için

El- VEKÎL
CUMA
Kendisine tevekkül edenlerin işlerini en iyi neticeye ulaştıran
günde 66
Allah'tan her türlü yardımı görmek için

El- METÎN
CUMA
Çok Sağlam
günde 500
Maddi ve manevi sağlam olmak için

El- MUHYÎ
CUMA
Can bağışlayan, hayat ve sağlık veren
günde 68
İşlerin başarılı olması için

El- MÂCÎD
CUMA
Kadr ve şanı büyük, kerem ve iyilikleri pek çok
2304
Kazancın bolluğu için

Click this bar to view the full image.
___________________________________________


Esma-ül Hüsna Sırları (CUMARTESİ )

El- HALÎM
C.TESİ
Suçlara karşı hemen ceza vermeyen yumuşak davranan, süre veren
günde 88
Ahlak ve hilim güzelliği için

El- HAFIZ
C.TESİ
Yapılan işleri bütün tafsilatıyla tutan,herşeyi belli bir vakte kadar bela afetten koruyan
günde 998
Nefsinin ve malının korunması için

El- MUÎD
C.TESİ
Varlıkları yok ettikten sonra tekrar yaratan
günde 124
Elden kaçanı geriye kazanmak için

El- VÂCİD
C.TESİ
İstediğini istediği anda bulan
günde 196
Kaybedilen şeyi bulmak

El- MUKADDİM
C.TESİ
İstediğini ileri geçiren, öne alan
günde 184
Daima yükselmek için

El- MUAHHİR
C.TESİ
İstediğini geri koyan, arkaya bırakan
günde 847
Kötü birinin uzaklaştırılması için

Ez- ZÂHİR
C.TESİ
Herşeyde görünen aşikar
günde1106
Her meselenin zuhuru için

Er- RAÛF
C.TESİ
Çok lütüfkar Çok esirgeyen
günde 287
Hiçbir varlıktan zarar görmez



____________________________________


Esma-ül Hüsna ve Sırları ( PAZAR )

Er- RAHMÂN
PAZAR
Bütün Yaratılmışlar hakkında hayır ve merhameti tercih eden
Günde zikir sayısı : 298
Dünya ve Ahirette Allah'ın sevgilisi olmak

Er- RAHÎM
PAZAR
Çok merhamet eden, büyük nimetler veren.
Günde zikir sayısı :258
Maddi ve Manevi Rızıklar

Es- SELÂM
PAZAR
Kullarını selamete çıkaran, Cennetteki bahtiyar kullarına selam veren
Günde zikir sayısı : 131
Korkulan herşeyden korunmak

El- HALÎK
PAZAR
Bütün varlığı, halleri ve hadiseleri, tayin ve tesbit eden hepsini yoktan var eden.
Günde zikir sayısı : 731
İşlerde üzüntüden ve sıkıntıdan kurtulmak

El- BÂRİ'
PAZAR
Eşyayı ve herşeyin vucüdunu herşeyin birbirine uygun halde yaratan
Günde Zikir Sayısı : (2.1.4)
İşinde Başarılı olur, şöhret bulur

El- HÂFID
PAZAR
Yukardan aşağıya indiren alçaltan
Günde Zikir Sayısı : 1481
Kötüden ve belalardan korunmak

Er- RÂFİ
PAZAR
Yukarı kaldıran, yükselten
Günde Zikir Sayısı : 351
İnsanlar arasında ve işinde yükselmek için

El- MUİZ
PAZAR
İzzet veren, ağırlayan
Günde Zikir Sayısı : 117
Fakir ve zelillikten kurtulmak

El- BASİR
PAZAR
Her şeyi iyi gören
Günde Zikir Sayısı : 112
Acziyetin kalkması için

El- HAKEM
PAZAR
Hükmeden, hakkı yerine getiren
Günde Zikir Sayısı : 68
Haklı davasını kazanması için

El- ADL
PAZAR
Çok Adaletli
Günde Zikir Sayısı : 104
Adaletli olmak için

El- HABÎR
PAZAR
Herşeyin iç yüzünden gizli taraflarından haberdar
Günde Zikir Sayısı : 812
Hafıza ve idrakin genişlemesi için

Eş- ŞEKÛR
PAZAR
Kendi rızası için yapılan iyiliklere daha fazlasıyla karşılık veren
Günde Zikir Sayısı : 526
Talihin açıklığı, bol rızık

El- ALİY
PAZAR
Pek yüce, Pek yüksek
Günde Zikir Sayısı : 110
Zilleten kurtulmak ve ilim için

El- MUKÎT
PAZAR
Her yaratılmışın gıdasını, azığını veren
Günde Zikir Sayısı : 550
Muhtaç olunan şeyi kazanmak için

El- CELÎL
PAZAR
Celalet ve Ululuk sahibi
Günde Zikir Sayısı : 5329
Bir zalimi zorbayı zelil etmek için

El-BÂİS
PAZAR
Ölüleri diriltip kabirlerinden çıkaran
Günde Zikir Sayısı : 573
Kuvvetli irade ve alacaklarını almak için

El- HAY
PAZAR
Diri, herşeyi bilen, herşeye gücü yeten
Günde Zikir Sayısı : 324
Sözü tesirli ve herkesten tazim görür

El- KÂDİR
PAZAR
İstediğini istediği gibi yapmaya gücü yeten
Günde Zikir Sayısı : 305
İstediğini yapmaya gücü yetirmek

El- MUKTEDİR
PAZAR
Kuvvet ve kudret sahipleri üzerinde istediği gibi tasarrufta bulunan
Günde Zikir Sayısı : 774
Her işte başarılı olmak

El- EVVEL
PAZAR
İLK
Günde Zikir Sayısı : 37
Her hayır işinde birinci olmak için

El- VÂLİ
PAZAR
Kainatı ve her an olup biten herşeyi tedbir ve idare eden
Günde Zikir Sayısı : 47
Sözünün tesirli insanların sevmesi için

El- AFÜV
PAZAR
Çok affeden
Günde Zikir Sayısı : 156
Rızık bolluğu Kalp huzuru

Zül Celâl-i Ve'l İkrâm
PAZAR
Hem büyüklük sahibi hem fazl-i kerem sahibi
Günde Zikir Sayısı : 1155
işlerin kolaylığı için

El- MÂNİ'
PAZAR
Birşeyin meydana gelmesine izin vermeyen
Günde Zikir Sayısı : 161
Kaza beladan uzak olmak için

El- BÂKÎ
PAZAR
Varlığının sonu olmayan
Günde Zikir Sayısı : 113
Ömrün uzunluğu, sıhhatin iyiliği için

Er- REŞÎD
PAZAR
Bütün işleri ezeli takdirine göre yürütüp, dosdoğru bir nizam ve hikmet üzere sonucuna ulaştıran
Günde Zikir Sayısı : 514
İçki ve zinadan kurtulmak ve güzel ahlak için

Es- SÂBÛR
PAZAR
Çok sabırlı
Günde Zikir Sayısı : 298
Başladığı işi kolay bitirmek için

El- HÂDÎ
PAZAR
Hidayet veren, istediği kulunu muradına erdiren
Günde Zikir Sayısı : 400
çocukların itaatkar olması için

El- MUHSÎ
PAZAR
Sonsuzda olsa tek tek herşeyin sayısını bilen
Günde Zikir Sayısı : 148
Zekanın kuvvetli olması

El- GANİY
PAZAR
Çok zengin ve herşeyden müstağni
Günde Zikir Sayısı : 1060
Büyük servet ve geniş rızık

________________


El- MÜZİL
GÜNÜ YOK
Zillete düşüren, hor ve hakir eden
günde 770
Düşmanları zelil etmek için

El- HAK
GÜNÜ YOK
Varlığı hiç değişmeden duran
günde 108
İmanda, ibadette sabit olup, imanlı ölmek

El- MÜTEÂLÎ
GÜNÜ YOK
Aklım mümkün gördüğü herşeyden, her hal ve tavırdan daha yüce
günde 551
Devletten istediğini elde etmek için

En- NÂFİ'
GÜNÜ YOK
Hayır ve menfaat verici şeyleri yaratan
günde 201
Hastalıktan uzak olur

En- NÛR
GÜNÜ YOK
Alemleri nurlandıran, istediği simalara, zihinlere ve gönüllere nur yağdıran
günde 256
doğruyu yanlışı görmek ve kalp nurluğu için

El- BEDİ'
GÜNÜ YOK
Örneksiz, benzersiz, hayret verici alemler yaratan günde 86




ALLAH KABUL ETSİN
kendi arşivimden alıntıdır
Bu konu yada mesaj "www.turkishajan.com" sitesine aittir.
sakız isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
The Following 2 Users Say Thank You to sakız For This Useful Post:
sweetsinem (01 Ekim 2009)
Alt 01 Ekim 2009   #2 (permalink)
sweetsinem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
  • Teğmen
  • Üyelik tarihi: 01 Ekim 2009
  • Mesajlar: 8
  • Konular: 0
  • Ettiği Teşekkür: 9
    3 Mesajında 4 Kez Teşekkür Aldı
Standart

Cevap: zikir çekmek isteyenler buraya

Cevap: zikir çekmek isteyenler buraya

Allah razı olsun
Bu konu yada mesaj "www.turkishajan.com" sitesine aittir.
sweetsinem isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Kullanıcı(lar) Bu Yararlı Mesaj için sweetsinem Nickname'li TurkishAjan Kullanıcısına Teşekkür Ediyor:
sakız (05 Ekim 2009)
Alt 05 Ekim 2009   #3 (permalink)
sakız - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
  • Teğmen
  • Üyelik tarihi: 28 Temmuz 2009
  • Mesajlar: 47
  • Konular: 12
  • Ettiği Teşekkür: 4
    1 Mesajında 2 Kez Teşekkür Aldı
Standart

Cevap: zikir çekmek isteyenler buraya

Cevap: zikir çekmek isteyenler buraya

sizdende Allah razı olsun
Bu konu yada mesaj "www.turkishajan.com" sitesine aittir.
sakız isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 25 Ekim 2009   #4 (permalink)
ЯєчOś¢uяO♦™
ЯєчOś¢uяO♦™ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
  • Mesajlar: n/a
  • Konular: 11999
Standart

Cevap: zikir çekmek isteyenler buraya

Cevap: zikir çekmek isteyenler buraya

cOk tskLeR saKız ALLAH razı oLsun..
Bu konu yada mesaj "www.turkishajan.com" sitesine aittir.
Alıntı ile Cevapla
Alt 24 Ağustos 2011   #5 (permalink)
muhsin iyi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
  • Teğmen
  • Üyelik tarihi: 24 Ağustos 2011
  • Mesajlar: 64
  • Konular: 58
  • Ettiği Teşekkür: 0
    5 Mesajında 5 Kez Teşekkür Aldı
Standart

Cevap: zikir çekmek isteyenler buraya

Cevap: zikir çekmek isteyenler buraya

Esma-i Hüsna (Esama’ül-Hüsna, Allahın 99 Güzel İsmi) İle Zikir Yapmanın Faziletleri
Allah’ın (c.c.) doksan dokuz güzel ismini ezberleme isteği bende ilk kez üniversite yıllarında uyandı. O zamanlar Kuran-ı Kerim’i yanımdan hiç ayırmazdım. Devamlı okurdum. Ders çalışma aralarında da okur, kendimi bu yolla da dinlendirirdim. Ayetlerin içinde ve sonunda geçen Allah’ın (c.c.) güzel isimleri çok dikkatimi çekerdi. Surelerin ve ayetlerin özetlerinin, daha doğrusu tek kelimeye indirgenmiş biçimlerinin bu güzel isimlerde gizli olduğunu görürdüm. Kuran-ı Kerim’in sırrının bu güzel isimlerde olduğunu düşünürdüm. Allah’ın (c.c.) güzel isimleri ile ilgili şu hadis-i şerif de o zaman ilgimi çekmişti: “Allah’ın doksan dokuz ismi vardır. Kim bunları sayarsa cennete girer.” Bu hadis-i şerif uyarınca ben de peygamberimizin müjdesine nail olanlardan olmak istedim. Bir arkadaşımdan hemen bu güzel isimleri bana bir kâğıda yazıp vermesini rica ettim. Dediğimi yaptı. Ama ezberim kuvvetli olmasına rağmen bir türlü bu güzel isimleri hafızama tam olarak yerleştiremedim. Bir süre sonra bunları ezberleme hevesi de bende söndü. Aradan on üç yıl geçtikten sonra bu arzu bende yeniden uyandı. Herhalde tövbe ve zikir nimetine erdiğimden olacak, bu sefer bu güzel isimleri çok kısa bir zamanda hemen ezberledim.
Allah’ın (c.c.) güzel isimlerini sabah namazını kıldıktan sonra tespihle ezberden hızlı bir biçimde sayıyorum. Eğer yanlışlık yaparsam -her otuz üçe geldiğimde hangi isme ulaşmam gerektiğiyle bunu biliyorum- ilgili otuz üçün başında birkaç kez “estağfurullah” diyerek yeniden çekiyorum. Yanılma çok ender oluyor. Sonra bu nimeti bana verdiği için aynı hızla doksan dokuz kere “elhamdülillah” diyerek tespihi tamamlıyorum. Sayma işi bir iki dakika bile sürmüyor. Tabii bu sırada her güzel ismin anlamını bilerek çekiyorum, ama üzerlerinde düşünmek olanağı bulamıyorum. Yalnız bu sayede yaşamımda her varlık, olay ve olguda Allah’ın (c.c.) güzel isimleri üzerinde düşünmek gibi bir alışkanlık, daha doğrusu bir yaşam biçimi kazandım. Bu da imanımı her gün daha da güçlendirmektedir. Allah’ı (c.c.) ezberlediğim bu güzel isimler sayesinde daha iyi tanıdığımı, tanıyacağımı düşünmekteyim.
Hadis-i şerifin müjdesine ahirette eremesem bile Allah’ın (c.c.) bu güzel isimlerini ezberlemekle dünyada iken bile çok şey kazandığımı, kazanacağımı sezmekteyim. Bunun yaşamımın daha erken bir evresinde gerçekleşmediğine her zaman hayıflanmaktayım. Çünkü Allah’ı (c.c.) tanımak, imanın yakinleşmesini gerçekleştirmektedir. İman ise, kalbe huzur ve mutluluk vermektedir. Dünyayı, yaşamı Allah’ın (c.c.) rızası doğrultusunda anlamamızı ve anlamlandırmamızı sağlamaktadır. İbadetlerdeki şevki artırmaktadır. İbadetleri nefse ağır gelen bir yük olmaktan çıkarmaktadır.
Allah’ın (c.c.) her bir güzel ismi O’nun bir sıfatını temsil etmektedir. Mümine yakışan şey Allah’ın (c.c.) ahlakıyla ahlaklanmaktır. Allah’ın (c.c.) ahlakıyla ahlaklanmak da O’nun güzel isimlerini tanıyıp gereğini yerine getirmekle olur. Bu açıdan her bir güzel ismin kulda oluşmasını amaçladığı güzel bir huy, ideal bir ahlak söz konusudur. Buna göre kimi güzel isimler nefsimizi terbiye etmeyi sağlamakta; kimisi de eksik, yanlış Allah (c.c.) inancımızı düzeltmekte, Allah’ı (c.c.) yüceltmektedir.
Allah’ın (c.c.) güzel isimlerini ezberleyip her gün sabah namazından sonra saymaya başladıktan ve her birinin anlamını öğrenip üzerinde düşündükten sonra konuyla ilgili müjde içeren hadis-i şerifin Allah’ı (c.c.) dosdoğru tanıyıp yüceltmeyi ve Allah’ın (c.c.) ahlakıyla ahlaklanmayı amaçladığını düşünmeye başladım. Kuşkusuz ebedi cennetin o kadar ucuz olmadığını herkes bilir. Allah’ın (c.c.) güzel isimlerini ezberlemek, saymak, onların anlamlarını bilmek, üzerinde düşünmek de güzel işlerdir. Bir çalışmadır. Allah (c.c.) en ufak bir emeği bile boşa çıkarmaz. Karşılığını kat kat fazlasıyla verir. Ama bu güzel işlerin ötesinde bu güzel isimlerin anlamlarının gereğini yapmak, yani Allah’ı (c.c.) dosdoğru tanıyıp elinden geldiğince tazim etmek ve O’nun ahlakıyla ahlaklanmak çok daha büyük bir iştir. Yaratılış amacına ulaştıracak bir çabadır.
Maalesef insanoğlu çıkarsız bir işe pek sarılmıyor. Havas (Seçkin kimselerin) ilmi adı altında Allah’ın (c.c.) güzel isimlerini açıkladığını iddia eden pek çok eserde bu konu çok farklı bir bakış açısı ile işlenmektedir. O tür kitaplarda Allah’ı (c.c.) dosdoğru tanıyıp yüceltme, O’nun ahlakıyla ahlaklanma gibi bir amaç yerine her bir güzel ismin genellikle insana dünyada neler kazandıracağı üzerinde durulmuştur. Bu tür kitaplarda her güzel ismin hangi gün ve saatte ne kadar çekileceği, bununla da ne yararlar elde edileceği anlatılmaktadır. Kuşkusuz zikir bir ibadettir ve her insanın ibadette gözettiği amaç birbirinden farklıdır. Kimisi cehennem korkusuyla, kimisi cennet arzusuyla, kimisi de Allah (c.c.) rızası için ibadet eder. Bunlar içinde en makbulü Allah (c.c.) rızasıdır. Ama ilgili kitaplarda Allah’ın (c.c.) güzel isimlerini zikirle dünyevi bazı istekler de söz konusu edilmektedir. Örneğin, el-Muğnî güzel ismini şu günde şu kadar çeken kimseye Allah (c.c.) büyük bir zenginlik verir, denmektedir. Bir Müslüman düşünün ki Allah’ı (c.c.) kendisine zenginlik vermesi için zikrediyor, yani dilinde Allah’ın (c.c.) güzel bir ismi olduğu halde gönlünde dünyalık arzusuyla Allah’a (c.c.) yaklaşmaya çalışıyor. Bu gerçekten iğrenç bir şeydir. Hele hele bu güzel isimleri arasının bozulduğu Müslüman kardeşinin başına bela ve musibet gelmesini sağlamak veya ölümünü gerçekleştirmek amacıyla zikredenlere ne demeli acaba? Şu ayet-i kerimede bu gibi kimseler çok şiddetli bir biçimde uyarılmaktadır: “En güzel isimler Allah’ındır. O halde O’na en güzel isimlerle dua edin. O’nun isimleri hakkında eğri yola gidenleri bırakın. Onlar yapmakta olduklarının cezasına çarptırılacaklardır (Araf suresi, ayet 180).”
Kuşkusuz dualarda ahiret olduğu kadar dünyevi her ihtiyacımızı da Allah’tan (c.c.) isteyebiliriz. Bu açıdan Allah’tan (c.c.) zenginlik de istenir. Bu sayede zenginliği verenin Allah (c.c.) olduğu da bilinmiş olur. Ama bu çeşit bir zenginlik istenirken halisane bir niyetle Allah’ın (c.c.) dini ve rızası da gözetilir. Hakkında hayırlı ise nasip olması istenir. Yine bu dualar öncesinde Allah’ın (c.c.) güzel isimlerini zikretmek duanın kabul edilmesine de bir vesiledir. Ama dinin ruhu ve gayesi ahirettir. Ahirete yönelik bir hayır içermeyen dünyalığın olmaması, olmasından daha iyidir. Yüce Allah (c.c.) Kuran-ı Kerim’de bu konuda şöyle buyurmaktadır: “Kim ahiret mahsulü isterse onun ürünlerini fazla fazla artırırız. Kim de sırf dünya menfaati isterse ona da ondan veririz, ama ahirette onun hiç nasibi olmaz. (Şûrâ suresi, ayet 20).”
Havas bilginlerinin Allah’ın (c.c.) güzel isimlerini çekileceği gün, saat ve sayı ile sınırlamalarının Kuran-ı Kerim’deki ve hadis-i şeriflerdeki delillerini bulamadım. Gerçi namaz sonunda okunan tespihlerin 33’er adetle sınırlanması, bir kısım hacetler ve faziletler için bazı surelerin adetlerle belirtilmesi itiraz için sünnetten delil olarak hemen akla gelebilir. Ama konumuz olan ebced hesapları ile Allah’ın (c.c.) güzel isimlerini belli bir sayıda zikir için Kuran-ı Kerim’de ve hadis-i şeriflerde bilgi mevcut değildir. Kuşkusuz pek çok İslam âliminin ve mutasavvıfın beyanları, bu konuda sundukları iddialar ve örnekler ile anlaşılmaktadır ebced hesapları ile her bir güzel ismin zikir sayısı arasında bir uyum, uygunluk söz konusudur. Kuşkusuz Allah (c.c.) ezeli ilmiyle bunu bilmekteydi ve ebced hesapları ile her bir güzel ismin zikir sayısı arasındaki söz konusu uyumu ve uygunluğu da gözetmişti. Yine dinde kutsal, faziletli sayılan gün ve geceler de bulunmaktadır. Her bir güzel ismin haftanın bir gününde ve belli bir saatinde çekilmesinin daha bir yararlı ve faziletli olduğuna dair düşünceler de bir tarafa atılacak cinsten değildir. Ama tüm bunlara rağmen zikir haddizatında çok samimi bir ibadettir. İçten gelen bir duyguyla yapılır. Onu gün, saat ve sayı ile sınırlamak doğasına uygun düşmez. Nitekim Allah (c.c.) da kutsal kitabında bu konuda şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler, Allah’ı çok zikredin (Ahzab suresi, ayet 41).”
Yine de kendisine Allah’ın güzel isimlerini ebced hesabına göre vird edinenler hayatlarına bir alışkanlığı koyma açısından bir rahatlık ve kolaylık yaşarlar. Bu açıdan ebced hesabına göre Allah’ın güzel isimlerini çekmek güzel bir alışkanlıktır, virddir. Biz de bu açıdan aşağıdaki tabloda Allah’ın güzel isimlerinin kısaca açıklamasını verdikten sonra yanlarına ebced değerlerini de verdik. Dileyen kişiler hayatları, istekleri için uygun gördükleri Allah’ın güzel isimlerini bu ebced hesaplarına göre vird edinebilirler.
İnsanın tek başına yalnız havas bilgileri ile zikre yönelmesi beraberinde büyük itikadi yanlışlıklar ve sapmalar da getirebilecektir. Zikir ehil birisinin, mürşid-i kamilin rehberliğinde çekilmedikçe insana yarar kadar zarar da verebilir. Tabii bu sözünü ettiğimiz şey, laza-i Celal (Allah), kelime-i tevhit gibi zikirleri çokça çekme ile ilgilidir. Yoksa esma-i Hüsna için geçerli değildir. Ama yine de esma-i hüsnada da ihtiyatlı olmak lazımdır. En azından tasavvuf kültürünü hazmetmek gerekir. Tasavvuf kültürünün de temelini her an tövbe ve istiğfar halinde olma, nefisle mücadele etme ve Allah rızasını amaç olarak görme oluşturur. Çünkü şeytan hiçbir fırsatı kaçırmaz. Kılavuzsuz yola çıkanları çeşitli tehlikeler bekleyebilir. Örneğin yaptığı zikirle dualarının kabul edildiğini gören birisi istidraca düşebilir. Hem benliği güçlenip kendisinde olmayan çeşitli büyüklükler görebilir, kibire ve ucuba kapılabilir. Çünkü zikrin neticesi birtakım haller yaşamaya başlayacaktır. Bunların bazısı Rahmani bazısı da şeytanidir. Bunları birbirinden ayırması imkânsızdır. Birbirlerine çok benzerler. Farkına varmadan şeytanın oyuncağı olabilir. Bunlar da insanı ebedi helake, pişmanlığa ***ürmeye yeter. Ayrıca vesveseye de düşebilir. Hele içinde bulunduğumuz çağda insanlar gerekli dini ve itikadi bilgilerden bile yoksunken onların ellerine verilecek böyle bir havas bilgisi Allah’ın (c.c.) güzel isimlerinin gereği ve amacı dışında zikredilmesine yol açacaktır. Onun için zikir yoluna gireceklerin bir mürşid-i kamilin himayesine girmesi en doğru yoldur. Nefis tezkiye olmadıkça zikir, özellikle esma-i hüsna zikri ona yarardan ziyade zarar verecektir. Çünkü böyle bir kişi Allah’ın güzel isimlerine hep nefis hesabıyla bakacaktır. Bu da onu manevi olarak zarara sokacaktır. Hâlbuki esma-i hüsna zikrini çekmenin temel amacı Allah’ı övüp yüceltme ve O’nun güzel ahlakıyla ahlaklanmadır. O’nun rızası dışında her şey nefis hesabınadır. Allah’ın rızası dışında kendisine bir hedef çizen ve bu konuda esma-i hünsadan umut bekleyen kişi ise yoldan çıkmıştır. Nefis ve şeytan onu aldatmıştır. Allah bu durumlara düşmekten bizleri korusun. Evet şu ayet-i kerime bu kişilere hitap etmektedir: “En güzel isimler Allah’ındır. O halde O’na en güzel isimlerle dua edin. O’nun isimleri hakkında eğri yola gidenleri bırakın. Onlar yapmakta olduklarının cezasına çarptırılacaklardır (Araf suresi, ayet 180).”
Kalp saniyede halden hale girer. Değişkendir. Onu bir noktada tutmak zordur. Hele zikir sırasında bu daha çok olur. Nefis ve şeytan vesveseleri ile kalbi bulandırırlar, zikri dünyevi bir amaç haline dönüştürebilirler. O yüzden Nakşibendiler, lafza- Celal zikrini her tespih devredişinde (100 adetten sonra) ‘İlahi ente maksudi ve rızake matlubi (Allahım Sen maksadımsın, isteğim de Senin rızandır.)’ demektedirler. Böylece sapmış, sapacak, dönek, renkten renge giren, girecek olan kalbe rotasını gösterirler. Kalp bu rotadan saptı mı zikir yarar değil insana zarar vermeye başlar. Bu durum esma-i hüsna zikrinde daha çok kendisini gösterir. Yani kalp esma-i hüsna zikrinde rotasını şaşırmaya daha müsaittir. Esma-i hüsna zikrini çekerken kalp O’nun rızası dışında başka yerlere takılabilir. Onu uyarmak ve doğru yola sevk etmek gerekir. Onun için esma-i hüsna zikri çekerken ‘İlahi ente maksudi ve rızake matlubi (Allahım Sen maksadımsın, isteğim de Senin rızandır.)’ sözünü en azından başta ve sonda birer kere de olsa söylemek ve bu konuda kalbi uyarmak gerekir. Daha çok söylemek daha büyük yararlar sağlar.
Birgün Azerbaycan Bakü’de bir dükkanda alışveriş yaparken üst kattaki evinden merdivenlerden inen hanımının geniş bir tabakta tespih olduğu halde dükkan sahibi beyine sunduğunu gördüm. Zikrini tamamladıktan sonra dükkan sahibine namaz kılıp kılmadığını sordum. Namaz kılmadığını söyledi. Ama kendi ismine uygun olan Allah’ın (c.c.) bir güzel ismini her gün belli bir zamanda belli bir miktarda çektiğini belirtti. Bu sayede bir marifete kavuştuğunu iddia ediyordu. Pek çok kişi ilgili marifet için onu ocak bellemişlerdi. Kapısına geliyordu. Bu işten para da kazanıyordu. Kendisini evliya sanıyordu. Allah (c.c.) bir kulunu nasıl da şaşırtmıştı? O zaman bunun dinde bir dünyevileşme yolu olduğunu düşündüm. Yahudiler de dinlerini benzer bir yolla dünyevileştirmişlerdi. Ahireti unutmuşlardı. Sonra bu işin Azerbaycan’daki yaygınlığını gördüğümde daha da şaşırdım. İnsanların Allah’a (c.c.) sadece dünyevi bir amaç için yönelmeleri beni daha sonra dehşete sürükledi. Çünkü Allah’ın (c.c.) güzel isimlerini nefsi ve dünyevi arzuları istikametinde kullanan pek çok insanın istidraclarına da tanık oldum. Onlardaki bu yanlışı görünce içimde doğru olanı yapmak ve bu gibilerin şerlerinden Allah’a (c.c.) sığınmak ihtiyacı belirdi. Hayrı da şerri de yaratan Allah’tır. Allah (c.c.) kendisine sığınanları da elbette şerlerden koruyandır. Bunun üzerine hayatımda ikinci kez içimde Allah’ın (c.c.) güzel isimlerini saymak, ezberlemek, onların anlamlarını öğrenip üzerinde düşünmek isteği başladı. Çok şükür bunlar da gerçekleşti. Artık aradan yedi yılı aşkın bir zaman geçmiş bulunmaktadır. Şimdi şu gerçeği derinden anladım ki, zikirde amaç Allah (c.c.) rızasıdır. Zikir, bir ilan-ı aşktır. Allah’a (c.c.) kalple, yani aşkla yönelmedir. Allah’ın (c.c.) güzel isimleri ile amaçlanan şey de doğru bir Allah (c.c.) bilgisi ve itikadı edinip Allah’ı (c.c.) övüp yüceltmek ve nefsin kusurlarını görüp düzelterek Allah’ın (c.c.) ahlakıyla ahlaklanmaktır.
Havas ilimlerinde insanın isminin anlamı veya ebced değeriyle Allah’ın (c.c.) güzel isimleri arasında ilgi kurulması ve uygun düşen güzel isim ile zikrin tavsiye edilmesi, bir hak temele dayanıyor olabilir. Gerçekten insan isimleri Allah (c.c.) katında ezelden bilinmekteydi. İnsan isimleri ile karakterler arasındaki ilgi Batı’da da pek çok bilginin ve araştırıcının da dikkatini çekmiştir. Bu konuda pek çok kuram ortaya atılmış ve kitap kaleme alınmıştır. Peygamberimiz de bir hadis-i şeriflerinde evladına iyi bir isim takmayı babanın temel görevleri arasında saymıştır. Allah (c.c.), isminin anlamına sahip çıkan, isminin anlamının içerdiği fazilete, iyiliğe, güzelliğe yönelen ve bunun için de ismini güzel niyetiyle, amelleriyle, dualarıyla, zikriyle Allah’ın (c.c.) güzel isimlerinden uygun olanının gölgesine yaklaştıran kişiye elbette güzel ismine yaraşır ilahi lütuflarda bulunacaktır. Ama bunda da yine Allah (c.c.) rızası gözetilmelidir. Bunu dünyevileştirmek, ticarete dönüştürmek dinden sapmadır. Nefsin ve şeytanın oyuncağı olmaya bir davetiyedir. Onun için bu da çok tehlikeli bir yoldur. Bir yol göstericiyi, ehil birisini, Mürşid-i kâmili gerektirir.
Allah’ın (c.c.) sayıya sığmayacak kadar güzel isimleri vardır. Kuran-ı Kerim’de bu anlama gelebilecek olan ayet-i kerime şudur: “De ki Rabb’imin kelimelerini yazmak için deniz mürekkep olsa hatta onun bir misli daha takviye edilse bunlar tükenir de Rabb’imin kelimeleri bitmez (Kehf suresi, ayet 109).”
Nasıl bir insanı ismiyle ve unvanıyla tanırsak Allah’ı (c.c.) da ancak sıfat ve güzel isimleri ile tanıyabiliriz. Yalnız bir insanın isminin anlamıyla kişiliği, davranışları, ahlakı, dünya görüşü uyuşmayabilir. Örneğin bir kişinin adı Muhsin (iyilik yapan) olabilir de herkes ondan kötülük görebilir. Ama Allah (c.c.) için böyle bir şey söz konusu olamaz. Allah’ın (c.c.) güzel isimlerinde söz konusu olan anlam ile biz Allah’ı (c.c.) daha yakından tanımak olanağına erişiriz.
Allah’ın (c.c.) zatını düşünmek doğru değildir. Nitekim bu bir hadis-i şerifle de yasaklanmıştır. Ama O’nun varlık, olay ve olgular üzerinde görülen sıfatları ve güzel isimleri üzerinde düşünebiliriz. Tabii burada “Allah’ın (c.c.) zatını düşünmek” ile kastedilen anlam, O’na insana özgü nitelik ve nicelik yakıştırmaktır. Yoksa insanın kendisini Allah’ın (c.c.) zatı karşısında olduğunu hissetmesi, düşünmesi murakabe adı verilen büyük bir ibadettir.
Bütün evren, yeryüzü, canlı ve cansız varlıklar, Allah’ın (c.c.) sıfatlarına ve güzel isimlerine tercümanlık yapmaktadırlar. Allah’ı (c.c.) bizlere anlatmak için yaratılmışlardır. Hadisi-i şerifte yetmiş yıllık ibadete denk olarak gösterilen tefekkürün zirvesi de yaratılmış olan şeylerde Allah’ın (c.c.) sıfat ve güzel isimlerini görüp üzerinde düşünmektir.
İnsan yeryüzünde Allah’ın (c.c.) halifesi olmak üzere yaratılmıştır. Allah’ın (c.c.) halifesi olmak demek, Allah’ı (c.c.) yeryüzünde esma-ül hüsnası ile temsil etmektir. Nitekim Kuran-ı Kerim’de (Bakara Suresi, 30-38) Allah (c.c.) ilk insan olan Hz. Adem Aleyhisselâmla ilgili olarak bu konu üzerinde durup yeryüzünde bir halife yaratacağını belirtmiştir. Ama melekler insanın yaratılış hikmetini kavrayamayarak Allah’ın (c.c.) bu kararına itirazda bulunmuşlardır.
Melekler Allah’ın (c.c.) bütün güzel isimlerini temsil edemiyorlardı. Bu yüzden Allah’ı (c.c.) gereği şekilde tanımıyorlardı. Örneğin onlar Allah’ın et-Tevvâb (Tövbeleri kabul eden) güzel ismini bilmiyorlardı. Çünkü günah işleyemiyorlardı. Dolayısı ile el-Gafûr (Günahları bağışlayan), el-Gaffâr (Günahları çokca bağışlayan), el-Afüvv (Günahları tamamen affeden) gibi günahları bağışlamayı, günahlardan temizlemeyi karşılayan Allah’ın (c.c.) güzel isimlerinden de habersizdiler. Yine yeme içme nedir bilmeyen bu varlıklar er-Rezzâk (Rızık veren) güzel isminden de habersizdiler. Ayrıca Allah’ın (c.c.) hastaları iyileştirdiği eş-Şâfi (Hastalara şifa veren) güzel isminin de hastalanmadıkları için ne anlama geldiğini bilmiyorlardı. Allah (c.c.) âlemleri sıfatlarını ve güzel isimlerini tecelli etmek için yaratmıştı. Melekler istemese de bu gerçekleşecek, meleklerin haksızlığı kendilerine ispat edilecekti. Nitekim Allah (c.c.) Hz.Adem’i (a.s.) yaratıp eşyaların isimlerini kendisine öğretince bunların isimlerini meleklerine de sordu. Ama onlar bu konuda cahildiler. Bir şey bilmiyorlardı. Hatalarını anlayıp Allah’tan (c.c.) af dilediler (bk. Bakara suresi, ayet 30-39).
Allah’ı (c.c.) gözler göremez. Ama kalpler Allah’a (c.c.) yönelebilir.
Güzel isimlerle (esma-ül hüsna) kalbi Allah’a (c.c.) yöneltmek üç şekilde mümkündür: Ya O’nun güzel isimlerini zikretmekle ya dualarda kullanmakla ya da yaratılmışlar üzerinde O’nun güzel isimlerini düşünmekle olur.
Şayet virt dersi verecek ehil birisi, mürşid-i kamil bulunmadığında bir vakit namazının bitiminin arkasında bu isimleri bize bağışlayan ve sayılmasını isteyen peygamberimizin (s.a.s.) ruhuna bir fatiha hediye ettikten sonra Allah’ın (c.c.) güzel isimleri aşağıdaki esma-ül hüsna tablosundaki sırasıyla çekilebilir. Ayrıca onun içerisinden seçilen bir veya birkaç güzel isim anlamı dosdoğru bilindikten sonra sayıya vurmadan veya ebced sayısına göre her gün gece ve gündüz bir çeşit aşkla zikredilerek yüceltilebilir. Bu zikir sırasında insan isimleri ile Allah’ın (c.c.) güzel isimlerinin karışmaması, daha doğrusu Allah’ın (c.c.) güzel isimlerinin insan isimlerini çağrışım yapmaması için zikrini çektiğimiz güzel ismin başına “yâ-” veya “el-“ takılarını koymamız gerekir. Örneğin yâ-Metînü, el-Kâdiru gibi. Bir de bu güzel isimlerle birlikte takdis cümlelerini zikretmek bu açıdan çok yararlıdır. En azından başta ve sonda birer kere de olsa takdis cümlelerini söylemek zikrimize bir ağırlık ve içtenlik katacaktır: el-Metînü celle celâluhu, yâ-Kâdiru celle şânuhu gibi. Bu iki takdis cümlesinden her biri bütün güzel isimler için kullanılabilir.
Bilindiği üzere İslam dinine Kelime-i şahadetle girilir. O da Allah’tan (c.c.) başka ilah olmadığına, Muhammed’in (s.a.s.) Allah’ın (c.c.) kulu ve peygamberi olduğuna kalp ile inanıp onu dil ile tasdik etmektir. Buna göre İslam’ın bir yarısını Allah’a (c.c.) iman, diğer yarısını da peygambere iman oluşturmaktadır. Allah’a (c.c.) iman etmeden önce de O’nu sıfat ve güzel isimleri ile tanımak gerekir. Allah’a (c.c.), peygamberlere iman dışında imanın diğer rükünleri olan meleklere, kitaplara, ahiret gününe, kadere iman Allah’ın (c.c.) sıfatlarının ve güzel isimlerinin bir uzantısı olarak düşünülebilir. Yani bir Müslüman Allah’ı (c.c.) sıfat ve güzel isimleri ile tanımadığı zaman imani ve itikadi bazı zayıflıklar ve eksiklikler içerisinde bulunabilir. Bu açıdan Allah’ı (c.c.) sıfat ve güzel isimleri ile tanımak, bilmek her Müslüman için en başta gelen görev ve iştir.
Allah’ın (c.c.) güzel isimleri, Ebu Hüreyre’nin (r.a) peygamberimizden (s.a.s) bir müjde ile birlikte rivayet ettiği bir hadis-i şerifte geçmektedir: “Allah’ın doksan dokuz ismi vardır. Kim bunları sayarsa cennete girer.”
Kuran-ı Kerim’de ve hadis-i şeriflerde söz konusu doksan dokuz isim dışında Allah’ın (c.c.) daha pek çok güzel ismi geçmektedir.
Bu hadisteki “sayma (ahsâhâ)” sözcüğü nedense konuyla ilgili kitaplarda çeşitli açıklamalara neden olmuştur. İhsâ etme (sayma) ile sadece Allah’ın (c.c.) doksan dokuz güzel ismini arka arkaya sıralamanın kastedilmediği, bunları ezberlemek, bunların anlamlarını bilmek ve üzerinde düşünmek gerektiği de söylenmektedir. Ben bu görüşe bir noktada itiraz ediyorum. Eğer böyle anlamlar gözetilmiş olsaydı sadece “sayma” denilmez, bunları ezberlemek, bunların anlamlarını bilmek ve üzerinde düşünmek gerektiği de açıkça belirtilirdi. Hoş bu isimleri sayma külfetine katlanan bir kişi için bunları ezberleme, bunların anlamlarını öğrenmek ve üzerinde düşünmek de zevkli bir iş olacaktır. Sayma yanında bunları ezberleme, bunların anlamlarını öğrenmek ve üzerinde düşünmek çok daha kolay ve kendiliğinden gelişen bir süreçtir.
Aslında ben “ihsâ etme” kavramı ile bu çeşit anlamların kastedilmediğini iddia etmiyorum. Sadece hadis-i şerifte bu anlamların belirtilmemesine dikkat çekmek istiyorum. Hatta ben bu söylenenleri tastik etmekle kalmıyor, eksik bile kabul ediyorum ve “ihsâ etme” kavramının çok daha geniş bir anlamda kullanıldığını düşünmekteyim. Allah’ın (c.c.) her bir güzel ismi O’nun bir sıfatına ışık tutmaktadır. Mümine yakışan şey Allah’ı (c.c.) dosdoğru tanıyıp yüceltmek ve O’nun ahlakıyla ahlaklanmaktır. Bu da Allah’ın (c.c.) bu güzel isimlerinden nasiplenmekle olur. Gerçi “ihsâ etme” kavramı üzerine savunduğum bu düşüncede ben yalnız değilim. Şah-ı Nakşibendî Hazretleri (k.s.) de Allah’ın (c.c.) 99 güzel ismi ile ilgili bu hadis-i şerifteki “ihsâ etme” kavramı ile Allah’ın (c.c.) ahlakıyla ahlaklanmanın kastedildiğini belirtmektedir. Allah’ın (c.c.) 99 güzel isminden birkaçını buna örnek olarak zikredeyim: Allah (c.c.) el-Kerîm (Çok cömert) ise kulu da cömert olmalı. Allah’ın (c.c.) el-Halîm (Sabreden, cezadan vazgeçen) güzel ismi kulda ağırbaşlılığı gerektirir. Es-Sabûr (Çok sabırlı) güzel ismi kulun öfkesine hakim olmasını ister. El-Hamîd (Kendisine şükür ve hamd edilen, övülen) güzel ismi kulun daima Rabb’ini övmesini ve O’na şükürde bulunmasını icap ettirir vb. İşte ilgili hadiste cennet gibi büyük bir nimet söz konusu ise bu kula ancak Allah’ın (c.c.) 99 güzel isminin gereklerinin yerine getirilmesi ile nasip olabilir.
Burada şu hususa özellikle dikkati çekmek isterim: Allah’ın (c.c.) ahlakıyla ahlaklanmak O’na yakışır bir kul olmak demektir. Kendinde bir benlik, üstünlük görmek değildir. Güzel isimlerden kula gerekli olan dersi çıkarıp bunu yaşamına uygulamaktır. Bir kul ne kadar Allah’ın (c.c.) ahlakıyla ahlaklansa da bu hiçbir zaman Allah’a (c.c.) benzemek olarak düşünülmemelidir. Zira Allah’ta (c.c.) her türlü kemal mutlak ve sonsuzdur. İnsanda ise her kemal mutlaka kusurlu ve sınırlıdır. Tabii Allah’ın (c.c.) her güzel isminden farklı bir ders çıkarılır. Kiminde kul için ideal bir ahlak kuralı söz konusudur. Bunlar kulu terbiye etme özelliğine sahiptirler. O’nun rububiyyetine ait güzel isimlerdir. Örneğin Allah (c.c.) günahların üzerini örten ve bağışlayan (el-Gafûr) olduğuna göre O’nun kulu da insanlarla olan ilişkilerinde kusurları gizleme ve affetme yolunu tutmalıdır. Yine Allah (c.c.) karşılıksız iyilik yapan (el-Berru) olduğuna göre kula yakışan şey de Allah (c.c.) rızası için insanlara iyilik etmektir. Ama bazı güzel isimlerde kulun alacağı dersin mahiyeti değişir. Çünkü ilgili güzel isimler ortaklık kabul etmez. Teslimiyet, övgü ve yüceltme isterler. Bunlar O’nun uluhiyyetine ait güzel isimlerdir. Örneğin el-Celîl güzel ismi Allah’ın (c.c.) emir ve yasak koyma yetkisini tanımayı gerektirir. El-Hakem güzel ismi her konuda O’nu hüküm sahibi kabul etmeyi gerekli kılar. Biz bu tür güzel isimleri de dosdoğru anlayıp sürekli zikirle yücelterek kulluk makamına ulaşabiliriz.
Allah’ın (c.c.) ahlakıyla ahlaklanmak tasavvufta bekabillah (Allah’ta [c.c.] baki olmak) makamına işarettir. Bunun için de önce fenafillaha (Allah’ta [c.c.] fani olmak) ulaşmak gerekir. Fenafillah, kulun tövbe ile Allah’ın (c.c.) yasaklarından kaçınmasının ve emirlerine uymasının ardından dünyayı gönülden çıkarması, tevekkül, kanaat, uzlet, devamlı zikir, hakka tam anlamıyla yönelmek, sabır, murakabe gibi şartları yerine getirmesinden sonra Allah’ın (c.c.) rızasına ulaşmasıyla meydana gelen bir haldir. Nefsin arınması ile meydana gelir. Buna göre Allah’ın (c.c.) ahlakıyla ahlaklanmak çok sıkı bir nefis tezkiyesinden ve kalp tavsiyesinden sonra ancak mümkün olmaktadır. Bu da ancak bir mürşid-i kamilin rehberliğinde gerçekleşebilir. Yalnız başına mümkün değildir.
Kim bilir, belki de Allah (c.c.), bu güzel isimleri her gün sayan (ihsa eden) kişiye Allah’ı (c.c.) dosdoğru tanıyıp yüceltme ve O’nun ahlakıyla ahlaklanma nimetlerini de hediye ediyor ve bundan dolayı da ilgili hadis-i şerif sadece Allah’ın (c.c.) 99 güzel ismini sayma işlemine işaret etmekle yetinmiş olabilir. Çünkü Allah (c.c.) cömerttir. O’nun cömertliğini sınırlandırmak, kurallara bağlamak doğru değildir. Tarikatlar yolu ile onca emek ve zaman zarfında elde edilen marifete Allah (c.c.) dilerse bir insanı bir anda da ulaştırabilir. Allah (c.c.), vesileler olmadan da bağışta bulunabilir. Bu açıdan Allah’ın (c.c.) 99 güzel ismini sayma işini küçümsemek, ihmal etmek doğru değildir. Bunda büyük bir sır, büyük bir hikmet, hadis-i şerifin işaret ettiği cennet nimeti gizlenmiş olabilir. Kimse Allah’ın (c.c.) rızasının nerede saklı olduğunu bilemez. Bize düşen görev, eleştirmekten ziyade Allah (c.c.) hakkında peygamberin söylediği her sözün gereğini yerine getirerek uymaktır.
Aslında zor olan bu güzel isimleri ezberlemek değil her gün saymaktır. İlgili hadis-i şerifi yorumlamadan anlaşılan temel anlam da “güzel isimleri saymak”tır. Bu kağıda bakıp okumakla da gerçekleşen bir işlemdir. Yalnız kağıdın ve yazının yaygın olmadığı peygamberimiz (s.a.s) döneminde “sayma” ile “ezberden okuma”nın kastedildiği tartışma gerektirmeyecek oranda açıktır. Bu açıdan ilgili hadis-i şerifin ruhuna uygun olan yöntem, bunları ezberleyerek saymaktır.
Allah’ın (c.c.) 99 güzel isminden bazılarını yalnız başına söylemek doğru değildir. Görünüşte bunlarda olumsuz bir anlam söz konusudur. Yalnız Allah’a (c.c.) hiçbir şekilde olumsuz bir sıfat ve güzel isim verilemez. Olumsuzluklar kulun nefsinden kaynaklanır. Allah (c.c.), kul şerri istediği için yaratır. Ama bundan razı olmaz. Kul günaha girdiğinde çoğu kez hemen cezalandırmaz. Bunda genellikle sabırlı, anlayışlı davranır. Ona süre tanır. Çoğu kez affeder. Tövbe ettiğinde geçmiş günahlarını bağışladığı gibi bunları sevaba da dönüştürür. Ama bazen de kulun kendisini düzeltmesi ve toparlaması için ona bela ve musibet verir. Kısacası O’nun rahmeti gazabını geçmiştir. İnsanların hidayeti ve irşadı için peygamberler göndermiş, kitaplar indirmiştir. Bütün varlık âlemi O’nun sıfat ve güzel isimlerine tercümanlık yapmaktadır. Tüm bunlara rağmen bir insan da Allah’a (c.c.) ve peygamberine karşı geliyorsa, hak dine karşı düşmanlık gösteriyorsa artık ölümden sonra başına gelecek azabı kendisi hazırlıyor demektir. Bunda Allah’ı (c.c.) suçlayacak hiçbir hakkı yoktur. Bu açıdan ilgili güzel isimleri olumlu anlama sahip karşıtlarıyla hem birarada zikretmek hem de birarada değerlendirmek ve anlamak gerekir: el-Kâbidu/el-Bâsitu (Sıkan, bunaltan-Genişlik veren), el-Hâfidu/er-Râfi’u(Manevi olarak aşağı indiren-Yukarı çıkaran), el-Mu’izzu/el-Müzillü(İzzet şeref veren-Zillet ve alçaklık veren), el-Mu’tî/el-Mâni’u(Veren, ihsan den-Engel olan), ed-Dârru/en-Nâfi’u(Zarar veren-İyilik veren).
Allah’ın (c.c.) 99 güzel ismini arka arkaya sayma, bunların üzerinde düşünme sırasında bir şey hemen dikkati çeker: Bunların sırlamasında bir gelişigüzellik yoktur, derin bir hikmet yatmaktadır. Sadece anlam bakımından zıt olanlar birbiri ardı sıra gelmemiştir. Anlam bakımından birbirini bütünleyen, aralarında anlam ayırtısı olan, biri diğerinin anlamını açıklamaya yardım eden güzel isim veya güzel isimler ya biri diğerinin önünde veya arakasında ya da yakınında yer almıştır.
Allah’ın (c.c.) güzel isimleri ile dua etmek, yani uygun düşen güzel isimlerle Allah’a (c.c.) tevessül etmek, duanın kabul olmasında çok etkilidir. Tevessül etmek duada bu isimleri vesile kılmaktır.
Allah’a (c.c.) güzel isimlerle tevessül etmek, Allah’a (c.c.) hamd u senâ edip peygamberine ve âl u ashâbına salât ve selâm getirdikten sonra dua konumuza uygun olan güzel isim yada güzel isimleri seçmekle ve duamızda zikrederek bunun yada bunların hakkı, fazileti, bereketi üzerine Allah’tan (c.c.) istemekle olur. Örneğin, “Hamd âlemlerin Rabb’i Allah’a (c.c.) mahsustur. Salât ve selâm Hz. Muhammed’in ve âl u ashâbının üzerine olsun. Ey Kerîm olan Allah’ım, kazancımıza bereketini, cömertliğini kat!”, “Allah’a (c.c.) hamd, habibine salât ve selâm olsun. Ey Allah’ım el-Ganiyy, el-Muğnî olan ism-i şeriflerinle hiçbir kula muhtaç olunmayan, bizi azdırmayacak, senin dinine hizmet edebileceğimiz zenginliği diliyoruz!”, “Allah’a (c.c.) kelimeleri adedince hamd u senâlar olsun. Habibi Muhammed Musatafa’ya, âl u ashâbına ve ehl-i beytine de gökteki yıldızlar adedince salât ve selâm ederim. Ey es-Selâm, el-Mü’min ve el-Müheymin olan Allah’ım, yolculuğumuzun kazasız belasız geçmesini nasip eyle...”, “Allah’a (c.c.) binlerce kez hamd, resûlüne binlerce kez salât ve selâm olsun. Allah’ım beni bağışla. Çünkü Sen Gafûr ve Rahîm’sin.” gibi.
Allah’ın (c.c.) güzel isimleri dolayısıyla tartışılan bir konu da hangi güzel ismin ism-i a’zam (en büyük isim) olduğudur. Peygamberimiz (s.a.s) çeşitli hadis-i şeriflerde ism-i a’zamın bulunduğuna, bununla dua edenin duasının kabul edildiğine işaret etmişken bunun hangi güzel isim olduğunu belirtmemiştir. Bunu öğrenmek isteyenlere de net bir yanıt vermemiştir. İslam bilginleri ve ârifleri de ism-i a’zamla ilgili farklı iddialarda bulunmuşlar, ortak bir güzel isimde anlaşamamışlardır. Örneğin Hz. Ali (r.a) el-Ferd (Tek), el-Hayy (Diri), el-Kayyûm(Her şeyi ayakta tutan), el-Hakem (Yargılama ve hükmetme yetkisine sahip olan), el-Adl (Mutlak adalet sahibi), el-Kuddûs (Eksik ve kusurdan münezzeh) olmak üzere bu altı güzel ismi ism-i a’zam olarak kabul etmiştir. İmam-ı Azam Ebu Hanife’ye (rah.a.) göre el-Hakem ve el-Adl güzel isimleri ism-i a’zamdır. Abdülkadir Geylani Hazretlerinin (k.s.) ism-i a’zamı, el-Hayy güzel ismi idi. İmam-ı Rabbani Hazretleri (k.s.) ise el-Kayyûm güzel ismini ism-i a’zam olarak görmüştü. İsm-i a’zamın ism-i Celâl (Allah adı) olduğunu söyleyenler daha inandırıcı bir görüş sunmaktadırlar. Bunlara göre “Allah (c.c.)” dışındaki güzel isimler Allah’ın (c.c.) bir sıfatına dayanırken sadece “Allah (c.c.)” O’nun zatına dayanmakta ve özel isim olmak dışında da kullanılmamaktadır. Dolayısıyla ism-i a’zam olmaya en layık olanı budur. İsm-i a’zamı Allah (c.c.) ismi olarak gören bazılarına göre bu ismin ism-i a’zam olması, zikredenin suda boğulmak üzere olan insanın yardım istemesi gibi olan samimiyetiyle mümkündür. Bu konuda benimsenen bir yaygın kanaat de şudur: İsm-i a’zam dua konusuna göre değişmektedir. Bunlara göre Allah’ın (c.c.) her güzel ismi yerine göre ism-i a’zam olabilir. Bunu da belirleyen şey dua konumuza uygun olan güzel isim yada güzel isimlerin seçimidir. Bence bu sonuncu görüş daha isabetlidir. Nasıl dişimiz ağrıdığında ilgili doktora gidiyorsak, musluğumuz bozulduğunda da tesisatçıyı çağırıyorsak Allah’ın (c.c.) her bir güzel ismi de duruma göre yararlı olur. Hale uygun güzel isim veya güzel isimler işi ehline teslim etmek gibi güzel bir sonuç doğurabilir. Bu durumda ilgili güzel isim veya güzel isimler o durumun ism-i a’zamı olabilir. Tabii ism-i a’zam için daha başka güzel isimleri de kabul edenler bulunmaktadır.
Kuran-ı Kerim’de Allah (c.c.) güzel isimleri ile dua edilmesi (tevessül edilmesi) üzerinde de durmuştur: “En güzel isimler Allah’ındır. O halde O’na en güzel isimlerle dua edin. O’nun isimleri hakkında eğri yola gidenleri bırakın. Onlar yapmakta olduklarının cezasına çarptırılacaklardır (Araf suresi, ayet 180).” Bu ayette dikkati çeken nokta, bazı insanların Allah’ın (c.c.) bu güzel isimleri ile razı olmayacağı dualarda bulunmasıdır. Allah (c.c.) kulunun sadece dünyalık istemesinden hoşnut olmaz: “Kim ahiret mahsulü isterse onun ürünlerini fazla fazla artırırız. Kim de sırf dünya menfaati isterse ona da ondan veririz, ama ahirette onun hiç nasibi olmaz. (Şûrâ suresi, ayet 20).” Bu açıdan duada ahireti ihmal etmek büyük bir eksikliktir. Kuşkusuz bununla dünyalık istemenin doğru bir şey olmadığını iddia etmiyoruz. Demek istediğimiz şey, istediğimiz dünyalık ile ahirete dönük ve Allah’ın (c.c.) razı olacağı bir işi ve kazancı düşünmeliyiz.
Allah’ın (c.c.) güzel isimleri ile dünyalık istemenin yanında başkalarının kötülüğünü, örneğin sevmediğimiz birinin ölümünü temenni etmek çok tehlikelidir. Belki böyle bir beddua kabul olunabilir, ama kişi bununla büyük bir bedel ödeyebilir. Örneğin başkalarının da onun aleyhinde yapacağı ufacık bir beddua hemen yerini bulabilir. İnsanlara karşı merhametli olmak, onların kusurlarını bağışlamak, işleri Allah’a (c.c.) havale etmek bize başkalarının beddualarında bir kalkan gibi vazife görecektir. Kısacası başkalarına reva gördüğümüz muameleyi Allah (c.c.) bizim kaderimiz kılabilir. Aslında başımıza gelen kötü şeyler her ne kadar insanlar eliyle de gerçekleşse Allah’ın (c.c.) izni ve yaratmasıyla meydana gelmektedir. Bunun da genellikle nedeni günahlarımızdır. Başkalarına beddua etmeden, öfkelenmeden ve zarar vermeden önce ilgili bela ve musibetin nedenini kendimizde aramalıyız. Bu Allah’ın (c.c.) bir kanunudur. Şu ayet-i kerimeler buna işaret etmektedirler: “Başınıza gelen her musibet, işlediğiniz günahlar nedeniyledir. Hatta Allah günahlarınızın çoğunu da affeder (Şûrâ suresi, ayet 30).”, “Sana gelen her iyilik Allah’tandır. Başına gelen her kötülük ise nefsinden dolayıdır (Nisâ suresi, ayet 79).”
Allah’ın (c.c.) bazı güzel isimleri insanlara ad olarak da verilmektedir: Metin, Kadir, Samet, Reşit, Nur, Mecit, Celil, Aziz, Halil gibi. Bunda dini bir sakınca olmamakla birlikte bu güzel isimlerin kul anlamına gelen “Abd” sözcüğü ile birleşik isim olarak kullanılması daha uygundur: Abdulkadir, Abdussamed, Abdürreşid, Abdulhamid gibi. Yalnız Allah’ın (c.c.) bazı güzel isimlerinin bizzat peygamber tarafından insanlara ad olarak verilmesi yasaklanmıştır: Başta Allah (c.c.) özel ismi olmak üzere, Rahmân, Rabb, Hakem, Ahad gibi.
Allah’ı (c.c.) güzel isimleri ile tanıyan ve O’na güzel isimleri ile inanan birisinin Teist yada Deist olması olanaksızdır.
Allah’ın (c.c.) zikrinde gözetilecek asıl amaç, O’nun rızasıdır. O’nun güzel isimleri ile dünyalık isterken utanmamız gerekir. Zira Allah’ın (c.c.) indinde bu dünyanın hiçbir değeri yoktur. Bu konuya peygamberimiz (s.a.s) bir hadis-i şeriflerinde şöyle işaret etmişlerdir: “Eğer Allah’ın yanında dünyanın bir sivrisinek kanadı kadar değeri olsaydı kafirler ondan bir yudum su içemezlerdi.” Başka bir hadis-i şeriflerinde de “Dünya lanetlidir, dünyada olan her şey lanetlidir; yalnız Allah için olan bunun dışındadır.” buyurmuşlardır.Allah (c.c.) ahirette inanan kulları için akla gelemeyecek, hayal edilemeyecek nice nimetler yaratmıştır. Kuşkusuz cehennemden sığınmak, cenneti istemek de güzel şeylerdir. Ama Allah’ın (c.c.) rızası bunlardan daha öte, daha güzel olan bir amaçtır. O’nun rızası kazanıldığı zaman elbette cehennem bizden uzak, cennet de bizim mekanımız olacaktır. Allah’a (c.c.) geçek anlamıyla iman eden âşıklar ve ârifler O’nun cemalini görmek için cennete de değer vermemişlerdir.
Allah’ın (c.c.) Doksan Dokuz İsmi, Kısa Açıklamaları ve Ebced Değerleri:
1.Allah (Hüve’l-lahi’llezi lâ-ilâhe illâ Hu. 66)
2. er- Rahmân (Herkese acıyan, merhametli. 298)
3. er-Rahîm (Esirgeyen. 258)
4. el-Melikü (Gerçek hükümdar. 90)
5. el-Kuddûsü (Eksiklik ve kusurdan uzak olan, her türlü kemal sıfata sahip olan.170)
6. es-Selâmü (Varlıklara esenlik ve afiyet veren. 131)
7. el-Mü’minü (Müslümanlara müminlik vasfını veren, onları gazabından emniyete çıkaran. 137)
8. el-Müheyminü (Gözetleyen, yapılan amelleri tasdik eden, güvenilir, velileri koruyan. 145)
9. el-Azîzü (Şeref yüceliği, galip gelme. 94)
10. el-Cebbâru (Dilediği şeyi yapan, yaptıran, dilediği şeye zorlatan. 206)
11. el-Mütekebbiru (Büyüklük ve üstünlük gösteren.662)
12. el- Hâlıku (Yoktan yaratan. 731)
13. el-Bâri’u (Varlık türlerini uygun ve ölçülü yaratan. 214)
14. el-Musavviru (Varlık türünün her bir bireyini belli özellik, nitelik ve nicelikte yaratan onlara betimleyebileceğimiz biçimleri veren. 336)
15. el- Gaffâru (Günahları çok bağışlayıcı olan. 1281)
16. el-Kahhâru (Öfkesi ve cezası şiddetli olan; her varlığa hakim olan ve üstün gelen. 306)
17. el-Vehhâbu (Her şeyi karşılıksız bağışlayan, veren. 14)
18. er-Rezzâku (Rızık veren. 308)
19. el-Fettâhu (kapalı şeyleri açan; sıkıntıları ortadan kaldıran ve sorunları çözen; hakla batılın arasını açan. 489)
20. el-Alîmu (Her şeyi bilen. 150)
21. el-Kâbidu (Sıkan, daraltan. 903)
22. el-Bâsitu (Genişlik ve ferahlık veren. 72)
23. el-Hâfidu (Aşağı indiren, dereceleri düşürten)
24. er-Rafî’u (Yukarı yükselten, dereceleri artıran. 351)
25. el-Mu’izzu (Şeref, izzet, haysiyet ve namus yüceliği veren. 117)
26. el-Müzillü (kulun yaptığı günahlar sonucu toplumdaki şeref, hassasiyet ve namus gibi değerlerini lekelemesine izin veren, bunları elinden alan, zillete düşüren. 170)
27. es-Semî’u (Her şeyi işiten. 180)
28. el-Basîru (Her şeyi gören 302)
29.el-Hakemü (Allah (c.c) Kuran-ı Kerim’le insana ve topluma hükmeder 68)
30. el-Adlu (Eksiksiz, mutlak adalet sahibi.104)
31. el-Latîfu (Lütfu bol olan; ince derin anlamları bilen; latif varlıklara hükmeden. 129)
32. el-Habîru (Her şeyden haberi olan. 812)
33. el-Halîmu (Kulun yaptığı kötü şeylere yumuşak davranan, anlayışlı olan. 88)
34. el-Azîmu (Ululuk, yücelik sahibi. 1020)
35. el-Gafûru (Günahları bağışlayan. 1286)
36. eş-Şekûru (Asıl kendisine teşekkür edilecek yüce varlık. 526)
37. el-Aliyyu (Varlıkların nitelik ve niceliği ile karşılaştırılması doğru olmayan Allah’ın kudretinin ve zatının yüceliği. 110)
38. el-Kebîru (Varlıkların nitelik ve niceliği ile karşılaştırılması doğru olmayan Allah’ın kudretinin ve zatının büyüklüğü. 232)
39. el-Hafîzu (Koruyan, saklayan. 998)
40. el-Mukîtu (Herkese hak ettiği karşılığı veren;rızıkları taksim eden, varlıklara günlük gıdalarını veren. 550)
41. el-Hasîbu (Kullarının hesabınıbilen, gören. 80)
42. el-Celîlü (Azamet, yücelik, ululuk izzet sahibi olmak, heybetinden korku ve kaygı uyandırmak, emir ve yasaklar koymak, varlıklara özgü sıfatlardan uzak durmak. 73)
43. el-Kerîmü (Cömert olan. 270)
44.er-Rakîbu (Gözetleyen. 312)
45. el-Mucîbu (Duaları kabul eden. 55)
46. el-Vâsi’u (Allah (c.c) her yönüyle varlıkları kapsayıcıdır, o’nun dini ve nimetleri geniştir. 137)
47.el-Hakîmu (Her işe Allah kaza ve kaderle hükmeder, Allah her işi bir hikmete göre yapar. 78)
48.el-Vedûdu (Allah müminleri sever, Allah asıl sevilecek olandır. 20)
49. el-Mecîdü (İhsanı, bereketi, rahmeti ile şanı, şerefi pek yüce ve büyük olan.57)
50. el-Bâ’isu (Ölüleri dirilten, peygamberleri gönderen. 573)
51. eş-Şehîdü (Kullarının her işine şahit olan, Kendi varlık ve birliğine kullarını şahit kılan. 319)
52. el-Hakku (Allah gerçeği ortaya serer, yalanı, yanlışı geçersiz kılar. 108)

53. el-Vekîlü (Allah zulme uğrayanların, her işte Kendisine güvenenlerin vekilidir. 66)
54. el-Kaviyyu (Allah sınırsız güç ve kudret sahibidir. 117)
55. el-Metînü (Allah gücü azalmayandır. 500)
56. el-Veliyyü (Allah müminlerin dostudur, seçtiği kulları Kendisine dost kılar. 46)
57. el-Hamîdu (Övgüye layık olan. 68)
58. el- Muhsî (Allah varlıkları ve onların sayılarını bilendir. 148)
59. el-Mübdi’ü (Allah ilk kez, örneksiz yaratandır. 56)
60. el-Mü’îdü (Allah öldükten sonra ikinci kez, tekrar hesap için yaratandır. 124)
61. el-Muhyî (Ölüleri diriltendir. 68)
62. el-Mümîtü (Hayatı alan, öldüren. 490)
63. el-Hayyu (Allah diridir. 18)
64. el-Kayyûmu (Allah varlığının devamı için kimseye muhtaç değildir, her varlık Onunla ayakta durmaktadır, varlığının devamı için Ona muhtaçtır. 156)
65. el-Vâcidu (İstediğini bulan, meydana getiren. 14)
66. el-Mâcidu (Allah şanına, şerefine, yüceliğine, büyüklüğüne uygun olarak ihsan, rahmet, bereket sahibidir. Allah ihsanı, rahmet, bereketiyle dilediği kişinin şanını, şerefini, kadrini yükseltir. 48)
67. el-Vâhidu (Allah sıfatlarında ve güzel isimlerinde birdir. Onun sıfatlarında ve güzel isimlerinde bir ortağı yoktur. 19)
68. el-Ahadu (Allah zatında eşsiz ve benzersizdir. 13)
69. es-Samedu (Hiçbir ihtiyacı olmayan, kimseye muhtaç olmayan, izni olmadan hiçbir işin hükme bağlanmadığı ve ihtiyaçlar konusunda kendisine başvurulan lider. 134)
70. el-Kâdiru (Her şeyi yapabilen, edebilen. 305)
71. el-Muktediru (Her şeye gücü, kudreti yetebilen. 144)
72. el-Mukaddimu (Çeşitli konularda hikmeti gereği dilediğini öne geçiren. 184)
73. el-Muahhiru (Dilediği konularda hikmeti gereği dilediğini geriye bırakan. 846)
74. el-Evvelü (Öncesi olmayan ilk. 37)
75. el-Âhiru (Sonrası olmayan son. 801)
76. ez-Zâhiru (Allah evrendeki ayetleri ile sıfat ve güzel isimlerini ortaya sermiştir. Kendisi’ni belli etmiştir. 1106)
77. el-Bâtınu (Allah zatını duyu organlarının algılamasından gizlemiştir. Allah’a gönül yolu ile yaklaşılabilinir.62)
78. el-Vâlî (Yöneticilerin yöneticisi, mülkünde istediği gibi tasarruf eden.47)
79. el-Müteâlî (Aşkın, bütün yaratılmışlardan farklı olan. 551)
80. el-Berru (İyilik eden, iyiliği çok olan. 202)
81. et-Tevvâbu (Kula günahlardan tövbe etme nimeti veren, kulun tövbesini kabul eden. 409)
82. el-Muntekimu (Suçluları cezalandıran, mazlumun hakkını alan. 630)
83. el-Afüvvu (Günahları affeden, silen. 156)
84. er-Raûfu (Pek şefkatli olan.286)
85. a.Mâlik-ül
Mülki (Allah mülkün gerçek sahibidir.212)
b.Zü’l- Celâli
ve’l-İkrâmi (Allah ululuk ve ikram sahibidir. 1098)
c.el- Muksitu (Allah denge, ölçü ve adalet sahibidir. 209)
86. el-Câmi’u (Dağınık şeyleri bir araya toplayan, parçaları, gönülleri birleştiren. 114)
87. el-Ganiyyu (Allah kimseye muhtaç olmayan zengindir.1060)
88. el-Muğnî (Allah dilediğini zengin edendir.1100)
89. el-Mu’tî (Allah hikmeti gereği dilediğine ihsanda bulunandır.129)
90. el-Mâni’u (Allah hikmeti gereği dilediğine hayrı, şerri engelleyendir. 161)
91. ed-Dârru (Şer, zarar hikmeti gereği Allah’tan gelir.1001)
92. en-Nâfi’u (Hayır, iyilik hikmeti gereği Allah’tan gelir. 201)
93. en-Nûru (Nurlandıran, nur kaynağı. 256)
94. el-Hâdî (Kalplere hidayet yolunu gösteren, insanlara hidayet veren. 20)
95. el-Bedî’u (Allah eşsizdir, benzersizdir; örneksiz yaratandır. 86)
96. el-Bâkî (Var oluşunun sonu olamamak. 113)
97. el-Vârisu (Her şeyin tek varisi; hakiki sahibi olan. 707)
98. er-Reşîdu (Doğru yola ulaştıran, irşad eden. 514)
99. es-Sabûru (cezaları erteleyen, çok sabırlı. 289)
99. es-Sabûru


Muhsin İyi
Bu konu yada mesaj "www.turkishajan.com" sitesine aittir.
muhsin iyi isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 30 Ağustos 2011   #6 (permalink)
sakız - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
  • Teğmen
  • Üyelik tarihi: 28 Temmuz 2009
  • Mesajlar: 47
  • Konular: 12
  • Ettiği Teşekkür: 4
    1 Mesajında 2 Kez Teşekkür Aldı
Standart

Cevap: zikir çekmek isteyenler buraya

Cevap: zikir çekmek isteyenler buraya

yüreğine sağlık vaarolasın
Bu konu yada mesaj "www.turkishajan.com" sitesine aittir.
sakız isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu açCevapla

Etiketler
buraya , çekmek , isteyenler , zikir

Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:



Saat: 04:33.

Powered By vBulletin Version 3.x.x
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Tüm Telif Hakları TurkishAjan'a Aittir © 2008 - 2011
TurkishAjan.Com/Net/Org l Turk Hack ve Güvenlik Forumları



Sitemiz; hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. 5651 sayılı yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple sitemiz, "uyar ve kaldır" prensibini benimsemiştir. Yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri abuse[at]turkishajan[dot]com mail adresinden yada İletişim bölümünden bizlere ulaşabilirler.


5, 6, 9, 12, 8, 11, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 216, 151, 19, 328, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 141, 28, 29, 30, 176, 31, 32, 33, 34, 36, 37, 38, 39, 197, 193, 192, 189, 198, 48, 49, 191, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 190, 59, 60, 61, 62, 63, 199, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 211, 85, 86, 97, 98, 179, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 110, 194, 195, 196, 188, 120, 121, 122, 271, 136, 142, 140, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 177, 178, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 187, 200, 201, 214, 215, 219, 235, 236, 270, 218, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 234, 242, 240, 269, 272, 233, 268, 247, 237, 248, 238, 239, 241, 243, 244, 245, 246, 251, 249, 250, 252, 253, 254, 255, 256, 257, 258, 321, 259, 260, 261, 262, 263, 264, 265, 266, 267, 273, 275, 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283, 292, 317, 319, 318, 316, 310, 311, 312, 313, 314, 320, 324, 323, 326, 327,